PANDEMİ SÜRECİNDE SİYASET, HUKUK VE DEVLET

31

İçinden geçiyor olduğumuz dönem, yaşıyor olduğumuz dönüşümlerin nedeni mi sonucu mu olduğu sorusundan bağımsız bir biçimde Covid-19 Pandemisi tarafından karakterize edilmektedir. Atölye, Pandeminin belirleyici olduğu koşullarda, siyaset, hukuk ve devlet alanlarında yaşanılan dönüşümleri projeksiyona alacaktır. Özellikle, dönemsel olarak yükselişte/nüksetmekte olan otoriteryanizm ve aşırı-sağ popülizm değişik versiyon ve veçheleri ile tartışılacaktır.

 

Seminer Gün ve Saati: Cumartesi 13:30

 

  1. Hafta (24 Ekim): Tanışma Toplantısı
  1. Hafta (31 Ekim): Ruhi Demiray, “Pandemi Döneminde Siyasal Rejim ve Otorite

Siyaset Felsefesi geleneği içerisinde (özellikle Aristoteles, Montesquieu ve Arendt gibi cumhuriyetçi düşünürler referans alınarak) siyasal otorite ve siyasal rejim çözümleri ele alınacak ve bu çözümlemeler ışığında günümüzde deneyimlenen dönüşümler ve özellikle de Türkiye’de yaşanılan dönüşümler mercek altına alınacaktır.

  1. Hafta (14 Kasım): Ceren Ergenç, “Pandemi Sürecinde Yerel Ölçeğin Rolüne Karşılaştırmalı Bir Bakış

Neoliberal dönemde devlet hizmetlerinin özelleştirilmesi ve finansal kentleşme süreçlerini koordine eden yerel yönetimler bazı siyasi sistemlerde sadece ekonomik değil siyasi karar alma süreçlerinde de güç kazandılar. Bu coğrafyalarda, yerel devlet harici aktörlerin ve toplumsal hareketlerin de güç kazanmasıyla yerelleşmenin demokratikleşme anlamına geldiği görüşü hakim oldu. Diğer örneklerde ise, yerelleşme devletin yeniden ölçeklendirilmesi anlamına gelmedi, yerel yönetimlerin siyasi özerkliği olmadı.

Son on yılda otoriterleşme ve illiberalleşmeyle yerelleşmenin yerini her iki grup örnekte de yeniden merkezileşmenin aldığı gözlemlendi. Pandemi döneminde halk sağlığı politikaları devlet kapasitesini tekrar tartışmaya açtı. Bu dönemde, değişik siyasi sistemlerde yerelin rolü ne oldu? Yerel ölçeğin halk sağlığındaki rolü otoriterleşme ve illiberalleşmeyi yeniden tanımlamamıza yarar mı? Bu atölyede pandemiye karşı yerel ölçekteki önlemler karşılaştırılarak bu sorulara yanıt aranacak.

  1. Hafta (28 Kasım): Fuat Özdinç, “Pandemi, Devletleşme Pratikleri ve Siyasal Öznellikler

Devletleşme pratikleri, egemenliğin gündelik hayatta nasıl işlediğini bize gösterir. Bu pratiklerle siyasal öznelliklere alan açılır ve onlarla simetrik biçimde işlerler. Siyasal öznellikler ise arzularla harekete geçer. Pandemi işte tam da bunu yapmıştır. Bir yandan devletleşme pratiklerini yoğunlaştırmış, yasaklar, kısıtlamalar, düzenlemeler ile birlikte devletin gündelik  hayattaki pratikleri yoğunlaşmış öte yandan da bu pratiklere uyum sağlayan bir öznellikle hareket eden insanlar da tahakkümü yaygınlaştırılmasına kaynaklık etmişlerdir. İşte biz de bu öznellikleri ve devletleşme pratiklerini Türkiye ve dünya üzerinden örneklerle  tartışmaya çalışacağız.

  1. Hafta (12 Aralık): Adem Yeşilyurt, “Pandemi Döneminde Dijital Bölünme, Gözetim ve Otoriterleşme

Dijital bölünme, dijital gözetim ve dijital otoriterleşme gibi pandemi öncesinde kullanılan kavramlar Covid-19 ile birlikte bilhassa devletler eliyle hızla yaygınlaştırılan dijital araçların kullanımıyla tekrar gündeme geldi. Uzaktan eğitim ve çalışmanın istisna olmaktan çıkıp norm haline gelmeye başlaması dijital bölünmenin, mobil uygulamalar, dijital kelepçeler ve iletişimin izlenmesi gibi gelişmeler ise dijital gözetim ve otoriterleşmenin aldığı biçimleri göstermekte. Bu atölyede konuyla ilgili tartışmalar güncel gelişmeler üzerinden irdelenecektir.

  1. Hafta (9 Ocak): Deniz Yonucu, “Belirsizlik Zamanlarında Belli Belirsiz Hukuk

Pandemiyle birlikte belirsizlik ve öngörülemezdik hayatlarımızda kendisini çok güçlü bir şekilde hissettirmeye başladı. Oysa, yer yüzünün lanetlileri (örneğin mülteciler, sömürge halklar ve terörle mücadele yasalarının hedefi haline gelen nüfuslar) hukuk gibi keskin kuralları varmış gibi görünen bir alanda bile belirsizlik ve öngörülemezlikle uzun yıllardır baş etmek zorunda kalıyor. Bu seminerde hukuksal alanda (özellikle terörle mücadele kanunu çerçevesinde) yaşanan belirsizliğinin yönetimsel gücü ve şiddeti üzerine duracağız ve hukuksal alandan tanıdık olduğumuz bu belirsizliğin pandemi ile toplumun diğer alanlarına nasıl yayıldığına bakacağız.

  1. Hafta (23 Ocak): Hülya Kendir,Pandemi Sürecinde Toplumsal Muhalefet

Covid 19 salgınıyla yaşanan süreç toplumsal muhalefetin söz/politika üretme, bir araya gelme ve eylemlilik biçimlerini büyük ölçüde etkiledi. Dünyada ve Türkiye’de hak temelli çalışan sivil toplum örgütlerinden emek ve meslek örgütlerine sosyalist, feminist, ekolojik hareketlerden yerel yurttaş platformlarına/inisiyatiflerine toplumsal muhalefetin çeşitli unsurları, hem salgının gerektirdiği fiziki mesafe kuralları hem de siyasi iktidarların pandemiyi gerekçe gösteren yasakları sonucunda alışageldikleri toplanma, örgütlenme, eylemlilik biçimlerini yapamaz hale geldiler. Muhalefet yapmak, 2000’lerin başından itibaren yükselen, genel olarak sanal kamusal alan denilen “dijital toplumsal dünya”nın olanakları ve sınırlılıkları arasına sıkışmış gibi oldu. Öte yandan bu dönemin ortaya çıkardığı, daha doğrusu katmerli hale getirdiği eşitsizlikler ve baskılar ile bunları artıran otoriter politikalar üzerine toplumsal muhalefetin söz ve eylemlilik üretmesi, kamuoyunda etki yaratması, siyasi iktidarlar tarafından dikkate alınması daha da acil ve hayati bir hale geldi. Bu atölyede, özellikle Türkiye’de yaşananlara odaklanarak pandemi döneminde toplumsal muhalefetin önündeki engeller ve sorunların yanı sıra, yapabileceklerini ve bunun imkanlarını tartışmaya çalışacağız.

  1. Hafta (6 Şubat): Değerlendirme Toplantısı