Kocaeli Nereye Koşuyor? – Kocaeli Cumhuriyet (Veli Deniz)

Veli Deniz

17 Aralık 2016 Cumartesi

Kocaeli ile ilgili istatistiksel bilgiler verilirken hemen hemen aynı sözlerle başlanır. Kocaeli Sanayi Odası(KSO)na bağlı yaklaşık 2500 sanayi kuruluşu faaliyetini sürdürmekte. Sanayi kuruluşlarının 163’ü yabancı sermayeli olduğu bilinmektedir. 500 büyük sanayi kuruluşunun 80’i Kocaeli’de yer almaktadır. Türkiye imalat sanayi ürünlerini n %13’ü Kocaeli’de üretilmektedir. Kocaeli Türkiye ihracatında %12, ithalatında %20 paya sahip. 13 adet organize sanayi bölgesi; 3 adet teknopark ve 2 adet serbest bölge vardır. En zengin il olarak bilinir Kocaeli.

Artık ilimizin bir sanayi kenti olduğunu vebu nedenle hala bir çekim merkezi olmaya devam ettiğini biliyoruz. Nüfus artışının ve nüfus yoğunluğunun en yüksek olduğu il olmamızın ana nedeni bu olsa gerek. Bu kadar yoğun sanayileşmenin olduğu kentimizde sanayileşmenin sağlığa etkileri nelerdir acaba? Kent halkının sağlığı tehdit altında mıdır? Kocaeli’liler diğer kentlerde yaşayanlardan daha çok mu hastalanıyorlar? Bu ve benzeri soruların bu kentliler tarafından merak edilmesi, hatta dert edinilmesi gerektiğini düşünenlerden biriyim.Acaba öyle mi?

1985 yılında bu kente geldim. Yaşamımın büyük bir bölümünü geçirdiğim kenti benimsedim. Sorumlu bir yurttaş olarak kent yaşamının iyileştirilmesi yolunda yapılan çalışmalara destek vermeye çalıştım. Seksenli yıllarda hatırımda kaldığı kadarıyla ilde sadece iki arıtma tesisi vardı.

Bu gün yüzlerce arıtma tesisi olmasına rağmen sanayileşmenin yarattığı sorunlar devam ediyor. Kent dinamikleri özellikle depremden sonra ilin daha fazla sanayiyi kaldıramayacağının bilincine vardılar. 2003-2004 yıllarında içinde Kocaeli Sanayi Odası(KSO)nın da olduğu birçok kurum tarafından Kocaeli’nin vizyonunu belirlemek üzere önemli toplantılar gerçekleştirildiğini hatırlıyorum. O dönemdeki KSO yöneticileri artık bu ilin daha fazla sanayiyi kaldıramayacağını, mevcut sanayinin ise iyileştirilmesi görüşünü savunuyordu. Kent halkı, geleceği hakkında yöneticileri uyarıyordu.Aradan çok zaman geçmeden, ilimizde tüm bu konuşulanların tersine gelişmeler olmaya başladı. Kentin geleceğini etkileyen yanlış kararlar alınmakta ve politikalar uygulanmakta.

İstanbul’un turizm ve kültür kentine dönüştürülmesi kararının en büyük faturası Kocaeli’ye ödetiliyor. İstanbul sanayinin önemli bir bölümü Kocaeli’ne, Haydarpaşa limanının yükü ise Körfez’e aktarılıyor. Bölgedeki sanayiye açılmamış yerlerde yeni sanayi bölgeleri, yeni dev fabrikalar kuruluyor. KSO yönetimine yazık ki bu politikaları destekliyor. Yapılan yanlışlıklara karşı çıkanlar ise tehdit ediliyor, hakarete uğruyor.

Bu olumsuz gelişmelere kent dinamiklerinin ilgisizliği ve tepki vermemesi beni pek şaşırtmıyor.Nedenlerini hepimiz biliyoruz.

Dünya Sağlık Örgütü(WHO) sağlığı “sadece hastalık ve sakatlığın bulunmaması demek olmayıp; aynı zamanda bedensel, ruhsal ve sosyal yönlerden de tam bir iyilik hali”olarak tanımlamaktadır. Bu tanım, halen ülkemizdeki yasal sağlık tanımıdır. Türk Tabipleri Birliği (TTB) de bu tanımı benimsemekte ve kullanmaktadır.

Ancak, ülkemizdeki sanayi ve sağlık politikalarına,uygulamalarına bakıldığında bu tanımın bakanlıklar ve politikacılar tarafından benimsendiğini söylemek zordur.

Sanayileşme arttıkça üretim de buna koşut olarak artmaktadır. Endüstri artık eski yıllara göre çok çeşitli alanlarda üretim yapmaktadır. Modern toplumlarda insanların talepleri olduğu müddetçe, bu endüstriyel çeşitlilik de artarak devam edecektir. Bu tesislerde insanlar çalışacak, çalışanı ve çalışamayanı, tüm insanlar bu tesislerle iç içe yaşayacaklardır.

Bu nedenle, sanayinin yoğun olduğu yerlerde sadece çalışanlar değil, aynı zamanda çalışmayanlar da, sanayileşmenin yarattığı sağlık risklerine farklı düzeyde de olsa yüz yüze kalacaklardır. Dilovası’nın durumu herkesin malumudur.

Ancak hatırlanacağı üzere, üniversiteden bir hekim akademisyenimiz yapmakta olduğu çalışmanın ön verilerini kamuoyu ile paylaştığı, Dilovası’nda ciddi sonuçlara dikkat çekmek istediği için hedef alınmış, bilimsel kimliğine hakaret edilmişti. Kent yöneticileri, politikacılar hırslarına yenik düşmüşler, hele halk sağlığını ilgilendiren bir gerçeğe dikkat çekmenin bir bilim insanının en temel sorumluluğu olduğunu unutmuşlardı.

Bir mühendis olarak sanayileşmenin bir yandan topluma yararlar sağladığını, diğer yandan da sağlık risklerini beraberinde getirdiğini biliyorum. Kocaeli’nin artık başka sanayi tesislerini kaldıracak gücü kalmamıştır.

Sevgiliokuyucu, bu yazıyı sonuna kadar sabırla okuduysan senden bir ricam var. Yukarıdaki sağlık tanımını bir kez daha oku ve düşün.

Sağlıklı mısın?

Latince Quo vadis?* cümlesinin anlamını bilmeyen yoktur.İşler kötüye gidiyor. Hem de çok hızlı. Gelecek çok yakın. Onun için sorulması gereken Quo curris Kocaeli?** olmalı.

Sahi Kocaeli nereye koşuyor?

* “Nereye gidiyorsun?”

** “Kocaeli Nereye Koşuyor?”. Başlığı Latince bilen bir İtalyan arkadaşımla kararlaştırdık. Arkadaşım, “Ama Romalılar antik çağda bu deyimi kullanıyorlar mıydı, bilmiyorum” notunu da ekledi

Kaynak: http://www.kocaelicumhuriyet.com/kocaeli-nereye-kosuyor/