“Adalet ve Özgürlük Nöbeti”nin dördüncüsü gerçekleşti – Sendika.Org

1 Kasım 2016

İstanbul Adliyesi önünde İHD, TİHV, İstanbul Tabip Odası, KESK, ÇGD ve DİSK Basın-İş’in düzenlediği “Adalet ve Özgürlük Nöbeti”nin dördüncüsünü yapıldı

adalet-ve-ozgurluk-nobeti

İHD, TİHV, İstanbul Tabip Odası, KESK, ÇGD ve DİSK Basın-İş, Çağlayan’daki İstanbul Adliyesi önünde “Adalet ve Özgürlük Nöbeti”nin dördüncüsü yapıldı.

Kapatılan ajanslar içerisinde yer alan JINHA’dan Rojda Oğuz, eylemde ilk sözü aldı. Daha düne kadar fotoğraf çekip haber yaptıklarını söyleyen Oğuz, bugün, adalet ve özgürlük nöbetinde yer aldıklarını belirti. Oğuz, 8 Mart’ta yayına başladıklarını ve kadınların sesini duyurduklarını belirterek “Büromuz olmayabilir ama sokaklar bizim. JINHA susmayacak, kadınların sesi olmaya devam edecek” dedi.

Kapatılan DİHA Editörü Zuhal Altan, 2002 yılında “Gerçeklerden taviz verilmez” sloganıyla kurulduklarını ve o günden beri gerçekleri halka ulaştırdıklarını söyledi. Altan, “Sesimizi kısmaya çalışanlar bilsin ki, sokakları, alanları terk etmeyeceğiz. Her yer bizim için haber alanıdır. Söz veriyoruz halkımıza ve basın şehitlerine, asla gerçekleri karanlıkta bırakmayacağız” şeklinde konuştu.

“Biz öğrencilerimize, halklar barışa kavuşacak”

Kocaeli Üniversitesi’nden ihraç edilen 19 öğretim görevlisi içerisinde yer alan Yücel Demirel, yaşan baskılara dikkat çekti. Dönem nedeniyle muhalefetin kitleselleştirilmesi gerektiğini vurgulayan Demirel, “Öğrencilerimize ve sınıflarımıza kavuşacağımızı biliyoruz. Halkların barış içinde yaşayacağı günler de yakın. Bunun için daha çok yan yana gelmeliyiz” dedi.

İstanbul Tabip Odası Sekreteri Samet Mengüç, öğrencilerden öğretmenlere, akademisyenlerden sağlıkçılara, kadınlardan basına kadar toplumun tüm kesimlerinin saldırıların hedefi olduğunu söyledi. 2 bini aşkın sağlık emekçisinin ihraç edildiğini hatırlatan Mengüç, “Gözaltı, tutuklama ve baskıyla yıldıramadıkları için şimdi açlıkla terbiye etmeye çalışıyorlar” dedi.

ÇHD İstanbul Şube Başkanı Gökmen Yeşil, OHAL ve KHK’larla saldırıların kalıcı hale getirildiğini söyledi. “Hak yoksa biz de yokuz” diyen Yeşil, düşünce, ifade, çevre ve diğer haklar yoksa avukatların da olmadığını söyledi. Savunma hakkına getirilen kısıtlamaları hatırlatan Yeşil, avukatların halkın hakları için olduğunu, baronun da hem halkın hem de avukatların haklarını korumak için var olduğunu söyledi. Yeşil, tüm barolara halkın ve avukatların haklarını korumak için harekete geçme çağrısı yaptı.

Kapatılan Özgür Gündem gazetesinde Günay Aksoy, Genel Yayın Yönetmeni Zana Kaya ve Yazı işleri Müdürü İnan Kızılkaya’nın hala tutuklu olduğunu ve tecritte tutulduğunu hatırlattı. Aksoy, şunları söyledi:

Tecrit durumu dışarıda gazetecilik yapmaya çalışan gazetecilere de uygulanıyor. İkinci kez mühürlemeye çalışsanız da bu gazete çıkacak. OHAL kalkacak, halklar da kendi kaderlerini tayin edecek.

Baskılara karşı yapılan eylemlere katıldığı için okuldan uzaklaştırılan İstanbul Üniversitesi öğrencisi Buse Bayram, 3 Ekim’den beri tüm saldırı, baskı ve gözaltılara rağmen sürdürdüğü direnişi yarın sona erdireceklerini kaydetti.

Kapatılan TV10 Yönetim Kurulu üyesi Veli Büyükşahin, toplumun tüm kesimlerine yönelik ciddi saldırıların olduğunu söyleyerek “Diğer yüzde 50’nin yok sayıldığı bir Türkiye’ye doğru gidiyoruz” ifadelerini kullandı.

 “Bu savaş gerçekle yalan arasındaki savaştır”

Özgür Radyo Genel Yayın Koordinatörü Derya Okatan, AKP/Saray iktidarının ezilenlere karşı savaş başlattığını söyledi, “Bu savaş gerçekle yalanın arasındaki savaştır” dedi.

Kaynak: ETHA

Kaynak: http://sendika14.org/2016/11/adalet-ve-ozgurluk-nobetinin-dorduncusu-gerceklesti/